NART
NART

GİRİŞ
Kullanıcı Adı

Şifre





>Üye Değilim     >Şifremi Unuttum

ETİKET BULUTU

MÜZİK ÇALAR
4WORED3.MP3
9
10
8
11

Nart Ajans Reklam

KAFKAS ABHAZYA DAYANIŞMA KOMİTESİ TC.DIŞİŞLERİ İLE GÖRÜŞTÜ

Kafkas Abhazya Dayanisma Komitesi'nin TC. Disislari Bakani ile yapilan gorusme notlari ve Sn. Bakana verilen yazi ektedir Sevgi ve Selamlar Kafkas Abhazya Dayanisma Komitesi
27-10-2006 - 4341 kez okundu


Tarih : 18.10.2006

Sayı : 2006/042

Sayın Doç. Dr. Abdullah GÜL

Dışişleri Bakanı

ANKARA


Sayın Bakanımız,

Malumları olduğu üzere Mikhael Saakaşvili iktidarının ilk günlerinden günümüze Acara ile başlatılan baskı, yok sayma ve işgal girişimleri Abhazya'yı hedefler biçimde her geçen gün aratarak devam etmektedir. Rusya ile mücadele ve bölgede Rusya'yı dengeleme söylemiyle başta ABD ve Türkiye olmak üzere Batı dünyasının desteğini hedefleyen bu haksız ve adaletsiz girişimlerin son yansıması Rusya ile yaşanan "ajan savaşlarıdır". Bu durumu da Abhazya'yı tekrar işgal etme girişimlerinin bir senaryosu olarak kullanan Gürcü yönetimi son olarak 'Stalinist' bir yaklaşımla ilk fırsatta Abhazya sınırında Kodor Bölgesinin yukarı kısmında 'sürgünde Abhaz hükümeti' kurarak bu bölgeyi 'Yukarı Abhazya' olarak adlandırmıştır. Bunun da ötesinde bir adım daha atarak Abhazya'ya gidecek yabancı heyetlere buraya uğrayarak kurdurulan kukla hükümetle görüşme şartı dahi getirmiştir. Saakaşvili'nin "Bugün biz, yukarı Abhazya'da bulunuyoruz ve bütün dünyaya Abhazya'dan asla ayrılmayacağımızı söylüyoruz. Buradan 70 km ötede bir gün mutlaka döneceğimiz Sohum bulunuyor" açıklamasının, sayıları 7 milyonu bulan Kafkas diyasporasını ne kadar rahatsız ettiğini tahmin edebilirsiniz.

Bu yaklaşım uluslararası topluma Abhaz-Gürcü sorununu demokratik ve işbirliği yöntemiyle çözeceği yönünde sözler veren Saakaşvili'nin gerçek yüzünü açıkça ortaya çıkartmaktadır. İşgal için merkezi Kodor olarak belirleyen Saakaşvili'nin yaklaşımı açıktır. Kodor Bölgesi Tiflis'e 400 km uzaklıkta olmasına rağmen Abhazya'nın merkezine, Sohum'a sadece 70 km uzaklıktadır. Ayrıca Abhazya'ya giden ana yolun da geçiş güzergâhıdır. Bu nedenle Kodor'un Gürcistan tarafından işgali 14 Mayıs 1994'de imzalanan Moskova Anlaşmasının yanı sıra 25 Mayıs 1999 tarihli protokolün çiğnenmesidir ve Abhazya'ya karşı açık ve ciddi bir tehdittir. Bu bağlamda Saakaşvili'nin Rusya ile giriştiği görünürdeki mücadelenin sıçrayacağı temel hedef Abhazya'nın işgal girişimi olacaktır. Bu girişimin kuzey ve güneyiyle tüm bölgeyi yeniden kan ve ölümlerle dolu acı günlere sürükleyeceği aşikârdır.

Bugüne kadar malumlarınız olan her türlü abluka ve ambargoya rağmen Abhaz halkı kimliğini ve varlığını korumayı başarmış ve işleyen bir devlet yapısı kurmaya muvaffak olmuştur. Savaş sırasında ve sonrasında yaşananlarla kanıtlandığı biçimde Abhazya kendisini korumaya ve varlığını sürdürmeye muktedirdir. Bunun bilincinde olarak Abhazya hükümeti ve halkı şu ana kadar bir yandan sakin bir tavır sergileyerek gelişmeleri soğukkanlılıkla izlerken diğer yandan silahlı kuvvetlerini her duruma hazır halde tutmaktadır. Gürcü hükümetine de, tüm dünyaya olduğu gibi uluslararası hukuka, yapılan anlaşmalara aykırı olarak bir halkı yok saymaya, hatta yok etmeye yönelik tahrik, tehdit ve savaş çığırtkanlığının hiç kimseye fayda getirmeyeceği mesajları verilmektedir. Böyle bir girişim karşısında önceki örneklerden de açıkça görülebileceği üzere gerek Kuzey Kafkasya halkları gerekse diyasporada yaşayan Kafkasya kökenli Adige-Abhaz halklarının tamamı bütün maddi ve manevi güçleriyle Abhazya halkının ve devletinin yanında duracaklardır.




Sayın Bakanımız,

Kafkas-Abhazya Dayanışma Komitesi, savaş sırasında Abhazya ile Türkiye'de sayıları 7 milyonu bulan Kafkas diyasporası arasında köprü vazifesi gören, resmi makamlar arasında koordinasyon ve bilgi akışını sağlayan, savaş bitiminden bugüne kadar da bu misyonunu eksiksiz biçimde devam ettiren sivil bir inisiyatiftir. Komite yalnız Abhazya değil Çeçenistan, Güney Osetya ve Kafkasya'nın diğer sorunları hakkında her kademedeki devlet ve hükümet yetkilileri, ilgili büyükelçilikler ve temsilcilikler, dünyadaki sivil toplum kuruluşları ve resmi organizasyonları bilgilendirme görevini icra etmektedir. Bu amaçla malumları olduğu üzere, defalarca Devletimizin her kademesinde görev yapan kişilerle sürekli irtibat içinde olunmuş, gerekli görüldüğü ve uygun bulunduğu zamanlarda sürekli biçimde bilgilendirme yapılmıştır.

Komite'nin amaçları çerçevesinde Devletimizden beklentisi Türkiye'nin başından beri her aşamasında vakıf olduğu bu soruna daha yakından ve aktif biçimde müdahil olmasıdır. Türkiye'nin politikasını Gürcistan'ın toprak bütünlüğünün korunması çerçevesinde şekillendirmeye çalıştığını biliyoruz. Fakat bilinmesini istediğimiz husus, Abhazya'nın bu günkü durumudur. Bugün için Abhazya'da etkin biçimde işleyen, her türlü kısıtlılık, ambargo ve baskıya rağmen tüm kurumlarıyla her geçen gün biraz daha gelişen ve etkinleşen bir devlet bulunmaktadır. Seçimlerle iktidara gelen bir Başkan, yine seçimlerle oluşan bir parlamento ve hükümet bulunmaktadır. Abhazya'nın vatandaşları hangi kökenden gelirlerse gelsinler bir takım sıkıntıların varlığına rağmen bağımsızlıkları ve özgürlüklerinden gayet memnundurlar. Abhazya'nın ekonomisi yine belirtilen ambargoya rağmen hızla gelişmektedir. Turizmle birlikte ticaret ve ekonomik hayat canlanmaktadır. Ülke büyük bir imar faaliyeti ile gelişimini sürdürmektedir. Bu gerçekler dikkate alındığında Abhazya için artık geriye dönüş söz konusu değildir. Abhazlar için artık bağımsızlığa alternatif bir çözüm bulunmamaktadır.

Gönülden bağlı bulunduğumuz ve kimliğimizin garantisi olarak var olmamızı sağlayan Türkiye'den, diyasporanın ve Abhazya'nın beklentisi bu gerçekler çerçevesinde daha aktif ve yapıcı bir yaklaşımdır. Gerek bu altyapı gerekse Gürcistan'la ilişkileri nedeniyle Türkiye'nin bu çözümde daha aktif, objektif ve akılcı bir yaklaşımı beklenmektedir. Diyaspora ve örgütleri bu anlamda Türk Dışişleri Bakanlığı için hala en önemli bilgi ve çözüm kaynağıdır. Bu imkân şimdiye dek yeterince kullanılmamıştır. Beklentimizin bu kanalın daha etkin ve akılcı bir biçimde kullanılması ve sorunun çözümünde Türkiye'nin etkin biçimde yer almasıdır. Bu vatandaşı bulunduğumuz Türkiye Cumhuriyeti'nin de çıkarınadır.

Sayın Bakanımız bu noktada size birkaç noktayı daha hatırlatmak isteriz;

1. Bir daha ve önemle hatırlatıyoruz ki, Abhazya topraklarının OTOKTON HALKI ve SAHİBİ GÜRCÜLER DEĞİL Abhaz Halkıdır. Tarih boyunca bu topraklarda kurulmuş olan devlet yönetimleri ya ortak olmuş, ya da ABHAZ kimliği ile kurulmuştur. Bu Saakaşvili'nin de red edemeyeceği tarihi bir gerçektir.
2. Sovyet Devrimine müteakip oluşan yönetimler, özellikle Gürcü Devrim Komitesi Abhazya'nın bağımsızlığını kabul ve deklere etmiştir.
3. Yasal anlamda Gürcü Cumhuriyeti hiçbir şekilde kendi anayasası bünyesine ve coğrafi olarak vatan bütünlüğüne Abhazya'yı dahil etmemiştir. Abhazya kendi bağımsız yapısını özellikle korumuş ve korumaya çalışmıştır. Ancak Stalin'in tamamıyla Gürcü yanlısı politikası ile Abhazya 1931 yılından itibaren Gürcü yönetiminin kaderine bırakılmıştır. Ne var ki Abhaz Halkı hiçbir zaman bu gayri meşru duruma rıza göstermemiştir.
4. Son savaşı Abhazya başlatmamış, Abhazya sebep olmamıştır. Savaşı tek taraflı olarak gece baskını şeklinde başlatan Gürcü yönetimi olmuştur. Savaşta Abhaz Halkı, tarihi kardeşleri ve müttefikleri ile birlikte özgürlüğünü ve vatanını savunmuş ve zaferi hak ederek kazanmıştır.
5. Aradan geçen barış sürecinde, sorunun çözümünü sürekli olarak tıkayan taraf Gürcü yönetimi olmuştur. Abhazya yönetimi olmamıştır. Halende bu böyle devam etmektedir. Zora dayalı çözüm isteği Gürcü yönetiminin sürekli olarak gündeminde yer almaktadır.

Sayın Bakanımız,

Sizle görüşme ve beklentilerimizi en üst düzeyde dile getirme fırsatı sayesinde şu noktaları vurgulamak isteriz;

1. 14 Nisan 2006'da ilettiğimiz talebimiz çerçevesinde Abhazya Cumhurbaşkanı Sayın Sergey Bagapş'ın 15 Kasım 2006 - Mart 2007 tarihleri arasında Türkiye'yi ziyaret etmesi ve bir seri görüşmelerde bulunmasının sağlanması;
2. Türkiye ile Abhazya arasında gerek deniz yolu gerekse hava yoluyla doğrudan bağlantı kurularak Türkiye'nin kendi vatandaşlarının yanı sıra Abhaz soydaşlarımızın Rusya Federasyonuna bağımlı kalmadan Türkiye'ye gidiş-gelişlerinin sağlanması,
3. Abhazya'da yaşamlarını sürdüren ve aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan hemşerilerimizin istek ve ihtiyaçlarını karşılayacak konsolosluk hizmetlerinin verilmeye başlanması büyük önem arz etmektedir.

Bu isteklerin karşılanması gerek diyasporayı gerekse Abhazya'da yaşayan soydaşlarımızı mutlu edecek, Türkiye'ye olan bağlılığı güçlendirerek Türkiye'nin çözümün bir parçası olması sürecini hızlandıracaktır.

Yukarıda ifade ettiğimiz ve camiamız adına sizden beklentilerimizi belirten bu hususlarla ilgili diasporadaki bizler ve Abhazya Cumhuriyeti Halkını rahatlatacak tedbirlerin alınmasına vesile olmanızı bekliyor ve en kalbi hürmetlerimizi sunuyoruz.

Saygılarımızla





Kafkas-Abhazya Dayanışma Komitesi

Adına

Başkan

İrfan ARGUN



Tarih : 20 Ekim 2006

Sayı : 2006-044

Konu : Dışişleri Bakanı Abdullah GÜL ile yapılan görüşme notları


Kafkas-Abhazya Dayanışma Komitesinin olağan Ankara temasları çerçevesinde Sayın Dışişleri Bakanı'ndan talep ettiği randevu, 19 Ekim 2006 Salı günü Bakanlık makamında gerçekleşmiştir.

Görüşmeye Katılanlar

Dışişleri Bakanlığı;

Abdullah Gül : Dışişleri Bakanı

Avni Karslıoğlu : Dışişleri Bakanlığı, Rusya-Kafkasya ve Orta Asya Masası Genel Müdürü

Süleyman Gökçe : Genel Müdür Yardımcısı

Kafkas-Abhazya Dayanışma Komitesi;

İrfan Argun : Komite Başkanı

Gündüz Y. Geç : Komite Üyesi

Bediz Tantekin : Komite Ankara Temsilcisi

Bülent Özbelli : Komite Üyesi

İlhan Kıymet : Komite Üyesi

Ülkü Yıldız : Komite Üyesi

Yer: Dışişleri Bakanlığı-Ankara

Tarih: 19 Ekim 2006, 13:45- 14:45

Görüşme Seyri:

Dışişleri Bakanı Makam odasında gerçekleşen bir saatlik görüşme esnasında, seçilmiş Başkan, seçilmiş Parlamento, etkin biçimde işleyen tüm devlet kurumları ve Sivil toplum örgütleriyle modern ve demokratik bir topluma sahip olan Abhazya'nın devlet politikalarını eksiksiz desteklemekte olan Komitemizin çalışmaları ve bölgede son zamanlarda gelişen olaylar hakkında yapılan bilgilendirme sunumu paralelinde;

Bağımsızlığı tanınma arifesinde olan Abhazya ile ilgili Türkiye'nin mevcut politikalarının yeniden değerlendirilmesi gerekliliği de vurgulanmış ve aşağıda sıralanan somut taleplerimiz dile getirilerek ekteki yazı Sayın Bakanımıza takdim edilmiştir.

* Gürcistan'ın, Abhazya'ya karşı açık ve ciddi tehditlerinin, özellikle Kodor'daki faaliyetlerin resmen kınanması,
* Abhazya'da yaşayan vatandaşlarımıza konsolosluk hizmetlerinin verilmesi, bu konuda Tiflis Büyükelçimizin Abhazya ile ilgili negatif tutumu,
* Abhazya'ya direk ulaşımın sağlanması,
* Abhazya Devlet Başkanı Sergey Bagapş'ın Türkiye'ye davetin gerçekleşmesi



Sayın Gül, dikkatle dinlediği sunum akabinde, Kafkas meselelerine karşı özel bir ilgi ve heyecan duyduğunu belirterek, en kısa sürede ilgili arkadaşlarıyla toplanacağını, Türkiye'nin çıkarlarını da gözeterek, olayları değerlendireceklerini ve tarafımıza geri döneceğini belirtmiştir.

Etiketler:
kafkas abhazya dayanışma komitesi tcdışişleri ile görüştü

YORUMLAR
islamkeri bence bu çok güzel bir gelişmedir.umarım istediğimiz gibi bir sonuç getirir.emek veren uğraşan herkese canı gönülden teşekkür ederim.allah yolunuzu açık etsin.
Yorum yapmak için giriş yapın...

MIZAGE DERGİ YÖNETİCİLERİ KAYSERİ'DE
KARAÇAY-BALKAR KÜLTÜR VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ 13. GENEL KURULU.
AYŞE & HAKAN EKER GELİN ALMA
ÇAĞDAŞ SANATLAR MÜZESİ'NDE MIZIKA DİNLETİSİ
ESKİŞEHİR KUZEY KAFKAS KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ CİHAN ERTOK İLE DEVAM DEDİ
ESKİŞEHİR KUZEY KAFKAS KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ GENEL KURULUNU YAPTI.
KAFKASYA UÇUŞLARI BAŞLADI
ARDA ARGUN'A LEON NİŞANI
ADİGE MİLLİ KIYAFET GÜNÜ KUTLANDI
KAFDAV YAYINCILIK ESKİŞEHİR KİTAP FUARINDA
/ 599>

EN ÇOK OKUNANLAR
Kayıtlı başka haber bulunmamaktadır